Perşembe, Temmuz 19, 2007

Sır (The Secret) kitabı yutturmacası.

Arka kapağını okuyup da "ahanda fena bişey keşfettim" diyerek bu kitaba atlayan sazanlardan birisi de ne yazık ki benim :) Yazıklar olsun bana hiç akıllanmayacağım.

Hayatımda ilk defa bir kitap tarafından aldatıldığımda 10-12 yaşlarındaydım. Ablamın bir gazete ilanında gördüğü "10 Günde Zayıflamanın Sırrı" kitabı sıfır beden takıntısı olan her genç kız gibi ilgisini çekmiş ve annemi de kilo problemlerinin tarih olacağına ikna ederek kitabın siparişini verdirtmişti. Ben de o yaşlarda tombalak bir çocuk olduğum ve diğer arkadaşlarımın yanında kompleks yaptığım için bu kitaba büyük ilgi duymuştum. Hayatım değişmek üzereydi. Artık ben de futbol takımına girebilecektim. Hararetli bekleyişimiz bir hafta sonra gelen bir paketle sona erdi. O paketi açarkenki heyecanımızı hiç unutmam. Ablam kitabı eline almış ve yüksek sesle okumaya başlamıştı. Kitabın ilk birkaç sayfasından sonra büyük sır açıklanıyordu. Yemek yerken her lokma 1 dakika çiğnenecek. Ssonra 100 sayfa kadar diyet listeleri. Sır bu mu yani? 10 sayfa sırrın reklamı, sonra 1 paragraf sır, sonra 100 sayfa diyet listesi. Kitap biryere fırlatıldı ve ilk birkaç lokmalarımızı bir dakika kadar çiğneyip sonra bu sevdadan vazgeçeceğimiz yemek sofrasına oturuldu.

Sır kitabını ilk okuduğumda aynı hissi yaşadım. İstediğin herşeyi elde etmenin sırrı o şeyi çok istemek. Sonrası hikaye. Kim neyi çok istemiş ve başarmış muhabbeti. Aslında bu yeni birşey değil. Biraz kişisel gelişim, NLP vesair konularına bulaşmış herkes bu "araba almak istiyorsan habire kendini o arabaya binerken hayal et" meselelerini iyi bilirler. Aslında NLP'nin tutar bir yönü var. Hani biraz insanın kendini birşeye kanalize ederek bir algıda seçicilik oluşturması vesilesiyle istediği şeye sahip olmasına neden olabilecek fırsatları daha iyi değerlendirebilmesi veya ona yönelik çalışması veya satınalma tercihinde onu önplana alması gibi az biraz akla mantığa uygun bir yönü var. Yani NLP geliyor sonuçta insanın kişisel bir içdisiplin oluşturması noktasına dayanıyor.

Sır yazarları bu çabanın bile insanlara zor geldiğini düşünmüş olacak ki kişisel gayreti de kenara atarak işi direk kuantum fiziğine dayandırmış. Sadece düşünme yetecek başka bir gayrete de gerek yok. Lisedeki Pakistanlı Fizik hocam bu kitabı okuyup da "aah ülen aah bu nasıl benim aklıma gelmedi" nidalarıyla kafasını dağlara taşlara vurmuş mudur bilemiyorum ama ne yazarın ne de okuyucunun kuantum fiziği hakkında lise hocam kadar bile bilgisi yok. Bu halde kuantum fiziği sır yasasının doğruluğunu nasıl ispat edebiliyor anlamak mümkün değil.

Şöyle 1-2 gün hayal aleminde gezmek veya abuk subuk birşey için harcayabileceğiniz birkaç saatiniz varsa bu kitabı okumak isteyebilirsiniz. Buna birşey diyemem. Ama bence fazla kaptırmamak gerekir. Tabii bu formül tutmayacak. Onun da panzehiri hazır. Bunu da dün gördüm. "Sır benim için çalışmıyor veya bazen çalışıyor bazen çalışmıyor (!!) diyenler için her defasında garantili çalıştıran yöntem kitabı". Aslında bu kitap ünlü yazar Napoleon Hill'in çok eski bir kitabı.

Madem ki elalem sikrıt yaparak karşısına kuş karga çıkarabiliyor veya yerde para felan bulabiliyor, acaba tüm mahalle, konu komşu sikrıt yapsak susuz Ankaramıza yağmur yağdırabilir miyiz :)

6 yorum:

Beauty dedi ki...

Genelde tüm yazılarınızı okuyordum ama bunu kaçırmışım.SECRET kitabının bir aldatmaca olduğunu düşünen güruhtasınız. Bir de buna inana bir güruh var.
Yani sizce "bir şeyi çok istemek elde etmenin yarısıdır" mantığı yanlış mı? Yanlışsa bir kadercilik söz konusu olmaz mı?

Bu arada smile kullanmamanızı tercih ederim.

Emre EREN dedi ki...

Secret işin biraz da acı olan bu diğer yarısından pek de gerektiği kadar bahsetmiyor. "Bir şeyi çok istemek elde etmenin tamamıdır" diyor sanki. Bence kaderci yaklaşımın alası Secret kitabının ta kendisi. Kitapta "Evren" yerine Allah, "Mesaj Göndermek" yerine "Dua etmek" kelimelerini koyarsak orta düzey bir din kitabı elde edebiliriz. İşin bu noktası beni çok ilgilendirmiyor ama kitap kesinlikle arka kapağında bahsettiği gibi Edison, Einstein, Eflatun gibi olmaktan değil bir nevi Selena olmaktan bahsediyor.

Adsız dedi ki...

kesinlikle secret işe yarıyor. sadece inanmak ve inandığını kendıne bile farkettiemememn gerekıor

Bulur dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Bulur dedi ki...

Eğer müsaade varsa bu konuyla ilgili bir video linki paylaşmak istiyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=4aLe658iBaA

Adsız dedi ki...

bu kitabi okotom cok bo kitabla cok seya sahip oldom
herkesin okomasini isterim