Salı, Ağustos 14, 2007

Panasonic FX12 Lumix

Bir Canon SLR sahibi olmama rağmen her zaman yanımda taşıyabileceğim küçük bir fotoğraf makinesine hep ihtiyaç duydum. SLR tipi makineler iyi bir lens ile mükemmel sonuçlar verebiliyor ancak kocaman çantasını her zaman yanınızda taşıyamadığınız için her fırsatta kullanma imkanınınız olmuyor. Zaman zaman canavar evde yatarken cep telefonumun dandik fotoğraf makinesine kaldığımı bilirim. SLR makinelerin diğer bir handikapı da kalabalık içerisinde fotoğraf çekerken çok dikkat çekmesi. Nedense insanlar hemen gazeteci veya casus muamelesi yapıyor. Hiç alakası olmadığı halde dükkanını, arabasını çektiğimi düşünerek garip tepkiler veren insanlarla karşılaştım. İnsanlar nedense makine küçük olunca bu tür tepkiler vermiyor. Bu süper bahaneler neticesinde kendimi küçük boyutlu bir makineye ihtiyacım olduğuna ikna ederek teknolojik süpermarketimizin yolunu tuttum.

O kadar makinenin içersinde dikkatimi ilk olarak Panasonic FX 12 çekti. Tabiiki ilk neden küçük boyutlu olması ve izleme ekranının boyutuna göre gayet büyük olması idi. Her zaman boyutu küçük, ekranı büyük olanını aramak gibi bir saplantım olduğu için direk incelemeye başladım. Nedense küçük cihazların hep bir eksiği olur. İnceledikçe gördüm ki boyutuna rağmen eksiksiz, gerçekten çok iyi çekim kalitesine sahip bir makine ile karşı karşıyayım. Kredi kartımı kasiyerin ellerine teslim etmemek için artık bir nedenim kalmamıştı. Kutuyu kaptığım gibi eve uçtum. Gelelim detaylara.


Çok teknik veriler vermeyeceğim. Zaten internetin neresinde aratsanız pat diye bütün nümerik değerler önünüze dökülüyor. Boyutu gerçekten çok küçük. Neredeyse küçük bir sigara paketi kadar ve yarısı inceliğinde. Ekranı çok büyük, zaten arka tarafının 4 te 3 ünden fazlasını kaplıyor. Ayrıca bir vizörü yok, ekrandan bakarak çekim yapıyorsunuz. Makineyi açtığınız zaman lens uzayarak açılıyor ve kısa bir zamanda çekime hazır hale geliyor. Batarya ve SD kart kompartımanı alt tarafta ve küçük bir kapak kaptıyor. Bu kapak biraz nazik dikkatli olmak lazım. Ayrıca bataryayı yerleştirirken de bataryayı tutan küçük tırnaktan çıt sesi gelene kadar bataryayı itmek gerekiyor. Tam tırnak oturmadan kapağı kapattığım için dış kapağı kapatmakta biraz zorlandım. Bataryayı makineden çıkararak ayrı şarj cihazına takıyor ve öyle şarj ediyorsunuz. Batarya Lityum-Ion yani bitmesini beklemeden yeniden şarj edilebiliyor. Batarya 250- 300 çekim civarında gidiyor ama tatile çıkarken şarj aletini de almakta büyük fayda var. Cihazı aldığım yer yanında 1GB'lik SD kart hediye etti. Ayrıca kutunun içinden de 512 MB'lik ayrı bir SD kart daha çıktı. Bunların yanında kutudan şık bir taşıma çantası ve bileklik kordonu da çıkıyor. Belki aldığım yerle ilgili bir sorun ama kutudan Türkçe veya İngilizce kullanma kılavuzu çıkmadı. Onun yerine Almanca, İspanyolca, Fransızca, İtalyanca kullanma kılavuzları çıktı. Alırken kontrol etmenizi öneririm. Ayrıca kutudan bilgisayara bağlama kablosu ve yazılım CD'si de çıkıyor.

Panasonic FX 12 modelinde de serinin diğer makinelerindeki gibi Leica marka yüksek kaliteli lens kullanılmış. Sensörü 7.1 megapixel. 3x optik zoomu var. Eğer görüntü kalitesini düşürürseniz bir miktar daha zoom yapabilmeniz mümkün. 7.1 megapixellik çekimlerde fotoğraf kalitesi gerçekten mükemmel. Eğer cihazı aldığınız yerde deneme yaparsanız önizleme ekranında gelen ilk görüntü sizi yanıltmasın. Hızlı önizleme yapabilmek için olsa gerek ilk çektiğinizde ekrandaki görüntü kalitesizmiş gibi görünebiliyor. Deklanşörün çevresindeki zoom kolunu kullanarak çektiğiniz resmi bir kere büyütürseniz fotoğrafın gerçek kalitesini görebilirsiniz.

Belki de benim için en büyük süpriz olan özellik sesli video çekebilme oldu. Saniyede 30 kare görüntü yakalama özelliğine sahip ki bu gerçekten çok iyi bir performans. 1GB'lik karta 15 - 20 dakikalık video çekebilmek mümkün. Çekim esnasında ne kadar süre kaldığını ekranda gösteriyor. Video kalitesini 15 kareye düşürerek bu süreyi uzatmanız mümkün olabiliyor. Videolar quicktime formatında saklanıyor ve bilgisayarınızdan izlemek için quicktime eklentisini kurmanız gerekiyor.

7 kullanım modu var. Video çekim, Fotoğraf Çekim, Basit Çekim, İzleme, Baskı, SCN ve Akıllı ISO modları var. Bu modları üst tarafta bulunan ayar düğmesini çevirerek değiştiriyorsunuz. Basit çekim modunda menülerde genel ihtiyaca yönelik çok temel ayarlar geliyor. İzleme modu çektiğiniz fotoğrafları ve videoları izleyebileceğiniz mod. Fotoğraf çekerken çekim modundan izleme moduna geçmenize gerek yok. Çekim modundayken de önceden çektiğiniz fotoğraflara geçebiliyorsunuz. İzleme modunun özelliği eğer makineyi açmadan önce izleme moduna getirirseniz lens yerinden çıkmıyor. Bu sayede lense zarar verme korkusu olmadan rahatça çektiğiniz fotoğraflara bakabiliyorsunuz. Baskı modunu kullanarak bilgisayara atmaya gerek kalmadan fotoğraflarınızı direk yazıcıya gönderebiliyorsunuz. Tabii yazıcınızın bu özelliği desteklemesi gerekiyor. Akıllı ISO modu özellikle ışığın az olduğu ortamlarda daha kaliteli çekim yapabilmek için kullanabileceğiniz mod. Yine de yetersiz ışıkta bu boyutta bir cihazdan çok yüksek bir performans beklememek lazım. SCN modu ise en eğlenceli mod. Bu modda menüye Açık Hava, Kar, Uçaktan Çekim, Bebek Çekimi, Plaj Çekimi, Parti Çekimi, Havayi Fişek Çekimi gibi 20 küsür hazır ayar geliyor. Yapacağınız çekimin türüne uygun ayarı seçip çekim yapabiliyorsunuz. Ayrıca bir manüel mod yok ama hazır ayarlar hemen her amacı karşılayacak kadar detaylı. Her çekim modunun özelliklerini menüden üzerine gelip bilgi tuşuna basarak öğrenebiliyorsunuz. Özellikle gece çekimi modlarında tripod kullanmanız gerekebiliyor ve bu bilgiyi de buradan alabiliyorsunuz. Menülerin kullanımı gayet kolay. Fotoğraf çekerken gerekli olabilecek her türlü bilgi çekim anında ekranda gösteriliyor. Display düğmesine basarak bu bilgilerin hiç gelmemesini veya az detaylı gelmesini sağlayabiliyorsunuz. Detaylı görünümde histogram, f-stop bilgileri gibi teknik bilgiler de görüntüleniyor. Ayrıca kolay kadraj yapabilmek için ekranda bir komposizyon gridi görünmesi özelliği de var.

Hazır Tripod demişken OIS özelliğinden bahsetmek gerekir. OIS el titremesi kaynaklı bulanık fotoğraf çekme sorununu engelleyen bir özellik. Daha da önemlisi bu yazılımsal değil direk objektifin bir özelliği. Makine bir titreşim algıladığında objektifi ters tarafa hareket ettirerek titreşimi tolere ediyor. Ayrıca hem el titreşimi hem de çekeceğiniz görüntünün hareketli olup olmadığı ayrı ayrı tespit edilyor ve net çekim yapabilmek için gerekli en uygun ayarlar siz görüntüyü çekerken kendiliğinden yapılıyor. Özellikle zoom yapıldığında tripodsuz net görüntü çekmek çok zordur ama OIS sayesinde bu mümkün olabiliyor. Tabiiki tripod kullanıyorsanız bu özelliği kapatmanızı öneririm. Bunu da menülere girmeden hemen üst taraftaki titreyen el düğmesine basarak yapabiliyorsunuz.

Menüleri Türkçe'leştirebiliyorsunuz ama ilk çalıştırdığınızda İngilizce gelebilir. Eğer ayar yerini bulmakta zorlanabileceğinizi düşünüyorsanız pili bir miktar şarj edilmiş olduğu için aldığınız yerde hemen ayarlatabilirsiniz.


Son olarak AF Assist lambasından bahsetmeden geçemeyeceğim. AF özelliği deklanşöre yarım bastığınızda objektifin çekeceğiniz nesneye otomatik olarak odaklanmasını sağlayan özelliktir. Karanlık ortamlarda AF özelliği çalışmaz çünkü ortamda AF için yeterli ışık yoktur. Bu durumlarda cihazın ön tarafında bulunan kırmızı lamba yanarak nesneyi aydınlatır ve AF'nin düzgün çalışmasına yardımcı olur. İnatla ne 350D ye ne de 400D'ye AF assist lambası koymayan ve uzun pozlayacak dahi olsak bizi mecburen defalarca flaş patlattırmak zorunda bırakan Canon'u buradan kınıyorum ve bu basit lambacığı kullanıcılarından esirgemeyen Panasonic firmasını kutluyorum.


Fotoğraf makinesi alma planlarınız varsa kesinlikle bu modeli incelemenizi öneriyorum.

1 yorum:

raci soner dedi ki...

merhaba emre bey
panasonic FX 12 modeli ile nikon S200 arasında kararsız kaldım makineyi amatör bir kullanıcı için alacagım. ancak hangisi alsam diye düşünürken yazınızı okudum sizce hangisi daha iyi bir makine? tşk.ler