Cumartesi, Eylül 29, 2007

Suçlu Herşey Dahil Sistemiymiş Meğer.

Bugün bir gazetede büyük bir otel sahibinin herşey dahil sistemi ile ilgili düşüncelerini içeren bir yazı vardı. Yazıda her şey dahil sisteminin ve düşük döviz kurunun turizmi bataklığa sürüklediği söyleniyor. Bu aralar herşey dahil sistemine yönelik eleştirirler yoğunlaşmaya başladı. Üç otelin kaçak domuz eti satması olayında da bir şekilde herşey dahil sistemi kötülenmişti. İzleyici olarak bizler, herşey dahil otellerde domuz eti yediriliyor şeklinde yönlendirildik. Olayı bir şekilde duyan herkesin bilinçaltında "herşey dahil = domuz eti" gibi düşünceler oluştu. Web sitemin kullanım istatistiklerinden gördüğüm kadarıyla haberi duyan herkes internetten yazın kaldığı otelde böyle bir durum olup olmadığını anlamaya çalışıyor. Önceki yazımda da belirttiğim şekilde olayın doğruluğu ile ilgili hiç bir düşüncem yok. Benim takıldığım nokta bunu sadece ucuz herşey dahil otellerin yaptığı gibi bir izlenim yaratılması.

Herşey dahil sistemi tüketicinin avantajınadır bu nedenle savunulması gereken bir sistemdir. Kötü olan herşey dahil sistemi değil bu sistemi gerekçe göstererek insan sağlığı ile oynayan kişilerdir. Gıdada yapılan KDV indirimi dışında turizmcilerden gelen teşvik talepleri neticesinde 2008 yılında turizmde de KDV indirimi yapılacaktır. Çağımız minimum maliyetle maksimum verimi üretme çağıdır. İşletmeciler KDV'den, herşey dahilden, ucuz dövizden, fakir turistten şikayet etmek yerine dönüp işletmesine bakmalıdır. Özellikle Çin etkisiyle iğneden ipliğe herşey ucuzlamaktadır. Herşey ucuzlarken maliyetleri aynı seviyede kalan işletmeler için artık verim arttırma çalışmaları yapmanın zamanı gelmiş demektir. Bu otel müdürünün maharetine veya aşçıbaşının tecrübesine bırakılacak bir iş değildir. Turizm sektöründe olsun olmasın verimlilik çalışmalarına gerekli önemi vermeyen her tür işletme gelecekte çok büyük sıkıntılar yaşayacaktır. Tekstil sektörünün durumu ortada. Turizm işletmeleri bu KDV indirimini fırsat bilerek verim arttırıcı sistemlere yatırım yapmalı ve bu konuya gerekli önemi vermelidir. Doğru seçilmiş ve tasarlanmış bilgisayar sistemleri hangi işe ne kadar personel gerektiğini veya hangi tarihte ne kadar yiyecek hammadesine ihtiyaç olacağını hesaplayabilir. Yatırım alternatifleri içinden en karlısını seçebilir, hatta belirli bir reklam bütçesinin ne şekilde değerlendirilirse hangi tür müşteri talebinin artacağını bulabilir. Yapılacak verim analizleri ve geçmiş verilerin değerlendirilmesi neticesinde bir geleceğe dair bir projeksiyon oluşturulabilir ve tesisin hangi noktada gelişmesi gerektiği araştırılabilir. İşletme yöneticileri kısır beklentiler içine girmek yerine bilim ve teknolojiden daha çok faydalanmanın yollarını araştırmalıdır.

Neyse bunlar turizmcilerin düşünmesi gereken şeyler. Herşeyi bir kenara bırakıp şöyle hayal edelim. Bir sene önce kaldığınız bir otele gittiniz. Odanıza girdiğinizde şöyle bir yazı dikkatinizi çekti. "Sayın Emre EREN. Odanız bir önceki ziyaretinizdeki talepleriniz dikkate alınarak düzenlenmiştir." Evet gerçekten de geçen sene istediğiniz gibi yatağınızda çift yastık var ve günlük gazeteniz komodininin üzerinde duruyor. Ne hissederdiniz?

Hiç yorum yok: