Cumartesi, Temmuz 07, 2012

Açık Kaynak projemiz SambaPOS’u ücretsiz dağıtıldığı için Rekabet Kuruluna şikayet eden yazılım firmasına cevabımdır


Google'da arama yaparken, Facebook'da ücretsiz şirket sayfası açarken, Androidli telefonundan müşterini ararken, bilgisayarına beleş beleş programlar indirirken kullandığın şeylerin ücretsiz yazılımlar olduğunu hiç umursamadın. Programını yazarken, sağdan soldan bulduğun kodları programına eklerken açık kaynak çok güzeldi. Bunları adamlar niye bedavaya koymuşlar diye düşünmedin bile. Stackoverflow da sorularına cevap ararken, Web Sunucularında Linux, Web sitende Joomla kullanırken, PHP ile kodlar yazarken her şeyden bedavadan faydalandın. Bu programlar sayesinde işlerini geliştirdin, tatlı tatlı büyüttün. Hatta muhtemelen şimdi bu yazıyı da beş para ödemeden kullandığın bir browser ile okuyorsun. Şu saate kadar ücretsiz programlara hiç sesin çıkmadı da şimdi ne oldu gittin devlet kapılarında SambaPOS ücretsiz dağıtılıyor diye şikayet ediyorsun?

Bilmiyor musun ki ücretsiz yazılımlar olmasa bir restorana 20.000 dolara bile bir POS kuramazsın. Bedavaya bir zip dosyası açamazsın. Bir internet sayfası bile görüntüleyemezsin. Senin adisyon açan programın program da; zip dosyası açan program değil mi? Restoran otomasyon sektöründe haksız rekabet var demişsin. Veri sıkıştırma ve yedekleme sektörü sektör değil mi? Bundan ekmek yiyen adam yok mu? Biliyorsun bunları, çok çok iyi biliyorsun ama onlar işine geliyor, SambaPOS olunca işine gelmiyor.

Tamam şikayet etmek vatandaşlık hakkındır. Edebilirsin. Ama sen Rekabet Kurulu ne işe yarar onu anlamamışsın. Herkes senin zihniyetinde olsa Microsoft’un Linux’u, Nokia’nın Androidi, Yonja’nın Facebook’u, Yahoo’nun Gmaili, Encarta’nın Vikipedia’yı, SAP’nin CompiereERP’ yi, Hürriyet gazetesinin online gazeteleri ve hatta alışveriş merkezlerinin tüm e-ticaret sitelerini kapattırması gerekirdi. Linux’un, Androidin, Chrome’un, Firefox’un, OpenOffice’in ve kim bilir faydalandığın daha bir çok yazılımın Açık Kaynak olduğunu biliyorsun değil mi? Elin ABD’lisi enayi mi neden cezalandırmıyor bunları hiç düşündün mü? Gmail 1GB bedava alan verdiğinde Yahoo tepetaklak gidiyordu. Ne yaptılar bir aç oku bakalım. Kimse kimseyi neden kapattırmadı bir düşün. Dijital dünyada ticaret, pazar, rekabet neymiş bir özümse, anla.. Bu ülkelerin neden serbest rekabeti desteklediklerini, ücretsiz yazılımlara neden ceza kesmediklerini bir öğren. Çok basit. Aç bilgisayarını bir bak kaç ücretsiz program yüklemişsin, bunlar hangi ülkede üretilmiş, elalemin yazdığı program taaa senin bilgisayarına kadar nasıl gelmiş. Belki dank eder birşeyler.

Neyse yorulma ben anlatayım. Sen yerinden kalkıp gitmezsin ama SambaPOS Türkiye’nin en ücra köşelerinde, işletmelerinde hiç bilgisayar kullanmamış yerlere ulaşır. Bu yerler SambaPOS ile işletmelerinde bilgisayar kullanmaya başlayacaklar. Baktılar yapabiliyorlar yazıcı alacaklar, ikinci POS alacaklar ve hizmet kalitelerini arttıracaklar. İşlerini büyütecek, geliştirecekler. Sonra ücretli programlar kullanmak için cesaretlenecekler, daha üst düzey sistemler kullanmak isteyecekler ve işe yarar birşeyse belki de senin programına geçecekler. Daha çok müşterinin senden program talep etmesinin yolunun işyerinde bilgisayar kullananların sayısını arttırmak olduğunu anlamıyor musun? Bir düşün bakalım hiç kitap okumayan bir adama mı daha kolay kitap satarsın yoksa kitap okuyan adama mı. Yok sen kitapçı olsan kesin ücretsiz yazı yayınlayanlara da savaş açardın. Çünkü Rekabet etmek yerine pazarda alternatifsiz kalmak istiyorsun. Çünkü insanların doğası gereği ilerleme sağladıkça hep daha iyisini talep ettiğini ve hemen her dijital ürünün bu duyguya hitap etmek için tasarlandığını bilmiyorsun. Talep yaratmak diye bir şey duydun mu hayatında? İnsanların cep telefonu, bilgisayarı mı yok ki habire daha yenisini ve daha da yenisini alıp duruyorlar.

Yani yapmanız gereken sadece SambaPOS’dan daha iyi bir ürün üretmek ve gerisini SambaPOS’a bırakmak. Bu kadar basit. 2012 yılında bunu anlamak bu kadar zor mu? Pazarı daraltmaya değil genişletmeye çalıştığımızı göremiyor musunuz?

Daha geniş pazar demişken SambaPOS Türkiye’nin en ücra köşelerine ulaşmakla kalmıyor yurtdışına da ulaşıyor. Bu program 14 dile çevrilmiş. 50 Ülkeden ziyaretçi geliyor siteye. Bu insanlar benim Türk olduğumu, Türkiye’de yaşadığımı biliyorlar. Türkiye’de üretilen yazılımların yurtdışında da kullanılmasınının ve beğenilmesinin senin de gelecekte yurtdışında satış yapabilme şansını arttırdığını düşünemiyorsun değil mi? Önümüzü kesmek daha mantıklı geliyor. Bak ülkeler ürünlerinden önce kültürlerini yayarlar. Bunu da edebiyat, film, müzik gibi eserleri kullanarak yaparlar. Aç bak bakalım fikir ve sanat eserleri kanununda bilgisayar programları ve web yazılımları neden "ilmi eser" olarak nitelendirilmiş. Fikirlerin, kültürün yazılımlar ve bu yazılımlar çerçevesinde oluşan sosyal topluluklar sayesinde nasıl yayıldığını, toplumların kültürlerini yaydıkları ülkelerde nasıl ticaret yapabildiklerini bir incele.

Yani bazen ‘derdin ne taktın kafaya yok yazılım sektörünün gelişmesiymiş, yok bilgi paylaşımıymış, yok bilişim kültürünü yaygınlaştırmakmış, yok yurtdışına açılmakmış falan dertlerine düşüyorsun’ diye düşünüyorum. Ha birileri amacımızı anlayacak, destek olacak, öğreneceğiz, gelişeceğiz, dünyada sesimizi duyuracağız diye sabırla beklerken yahu adam gitmiş Rekabet Kuruluna şikayet etmiş. Memleketin yazılım şirketinin de vizyonu bu kadar demek ki. Ne deyim. Hadi bu adamlar programı ücretsiz veriyorlar kaynak kodları niye açtılar diye hiç merak etmedin mi? Birilerinin insanlar görsün, öğrensin, kendini geliştirsin diye düşünüyor olabileceğine ihtimal bile veremezsin değil mi?

Gözünüzün önündeki perdeyi biraz aralayabilseniz, biraz dünyada neler neler oluyor görebilseniz çok şey değişecek. Ama yapmıyorsunuz. Yapın artık!.. Yarın elin ABD'lisi ücretsiz Facebook'la Google'la geldiği gibi ücretsiz Restoran bilmemnesiyle de gelip üç günde piyasayı domine eder. Sen devlet kapılarında "müşteri kaybediyorum" diye sızlanırsın ve sana gülerler...

Bu kadarını tahmin etmemiş olsam da çeşitli tepkiler alacağımı biliyordum. O zamanlar SambaPOS’u gidebileceği yerin en son noktasına kadar götürmek için sonuna kadar çalışacağımı, gücümün yettiği yere kadar inatla devam edeceğimi söylemiştim. Yine söylüyorum. Ben bu işe inandığım değerler için başladım. Bunun peşini bırakmak kendimi bırakmak olur. Sonuna kadar devam!

Merak edenler için söyleyim konuyu bir avukat dostuma aktardım. Artık neler olacak hep beraber göreceğiz.

Ekleme: Direk olarak bu sorulduğu için bir ekleme yapmak istedim. Kimin şikayet ettiğini bilmiyorum. Bilsem de açıklamazdım zaten. Bu yazıyı beni şikayet eden firmayı halka şikayet etmek için değil sektörümüzde çok yaygın bir zihniyeti eleştirmek için yazdım. Kim böyle karanlık şeyler düşünüyorsa o üzerine alınsın. Zaten projemizi takip edenler bilirler, bu projeyle amaçlarımdan bir tanesinin bu zihniyetle mücadele etmek olduğunu her fırsatta söylerim. Şimdilik konu raportörün rapor hazırlaması aşamasında. Değişiklik oldukça buradan bilgi vermeye çalışacağım.

25 yorum:

Sertalp Bilal dedi ki...

Gerçekten dehşetle okudum. Açık kaynak bir projeye daha önce dava açılmış mı bilmiyorum ama bilhassa bunu yapanların bu işleri az çok bilen -ya da bilmesi gereken- insanlar olması beni çok şaşırttı. Umarım herşey yolunda gider ve bu işten bir zarar almadan kurtulursunuz. Kararlılığınızı okuyunca takdir etmeden geçemedim. Bu işe bu kadar emek ve gönül vermişsiniz, ki açık kaynak bir proje yapmak bence büyük bir fedakarlık, sizi ve mücadelenizi destekleyecek binlerce insanın sizi gibi düşündüğünü hatırlatmak istedim.

Berat Bilgin dedi ki...

Herzaman SambaPOS'un ve Açık Kaynak projelerin yanındayız. Bu tepkileri gördükçe, insanın açık kaynak proje geliştirip bedava dağıtası geliyor... Açık kaynak projeler olmasa yazılım sektörü hiçbir zaman gelişmezdi. Şikayetin oldukça pespaye, ve kapital kaygılar ile yapıldığı bariz...

tutkuluboncuk dedi ki...

türkiyede bir ilki daha gerçekleştirdiniz o zaman.

rüyalar lordu dedi ki...

Açık kaynak olmadan pc mi bile açmıyorum.. her programım açık kaynak.. işletim sistemin de açık kayna (debian) ve açık kaynağı gerçekten gönülden destekliyorum ve seviyorum.. Açık kaynak durmaz. Durduramazsın. Ne Microsoft durdurur ne de elin küçücük şirketi.. ister o açık kaynak yazılım devasa bir işletim sistemi olsun istersen hesap makinendeki yazılım.. hiç farketmez.. açık kaynak güvenilirdir.. açık kaynak temizdir.. açık kaynak bir numaradır.. bir gün bütün dünya açık kaynak kullanacak.. açık kaynak bir sanattır.. bir ifade biçimidir, sadece kodlardan ibaret değildir.. bir felsefesi vardır.. yemin ederim ağzımı bozardım çok agresifim çünkü ama tutuyorum kendimi.. avukat falan demişsiniz.. yani bu şikayeti değerlendirmişler mi anlamadım.. nasıl oluyor ki bu işler..

BlogSA dedi ki...

BlogSA Ekibi olarak da yanınızdayız ;)

Emre Eren dedi ki...

Bildiğim kadarıyla bilgi vermeye çalışayım. Rekabet Kurulu haksız rekabet konusundaki problemleri çözmek için kurulmuş ve yaptırım yetkisi olan bir kurum. Haksız rekabet konusunda yapılan her şikayeti değerlendiriyorlar. Süreç şöyle işliyor. Birisi şikayeti yapıyor, kurul gerek görürse taraflardan yaptığı işle, çalıştığı sektörle ve pazar payları ile ilgili bilgiler istiyor. Raportör konuyla ilgili bir rapor hazırlayarak kurula sunuyor. Her ne kadar haklı olduğunuza gönülden inansanız da "acaba ne olur, ceza falan alır mıyım" diye düşünerek bir 10 gün geçiriyorsunuz. Sonra soruşturma açılması veya açılmaması konusunda karar çıkıyor ve bu karara göre süreç ilerliyor. Şu anda rapor hazırlanma aşamasındayız.

Sonuçta bu firmaya "hadi ordan" denilmediği ve muhtemelen Türkiye'de ilk defa yaşanan bir durum olduğu için konuyu ciddiye alarak avukatım üzerinden yürütmeye karar verdim. Benden istenen bilgilerin yanında şikayetin ne kadar anlamsız olduğunu da aktarmaya çalıştım.

Benim tabiatıma uygun değil ama son sözü Linus söylesin:
http://www.pclabs.com.tr/2012/06/18/linus-torvalds-allah-cezani-versin-nvidia/

Bu da Nvidia'nın konuyla ilgili tepkisi:
http://www.pclabs.com.tr/2012/06/20/nvidianin-linus-torvaldsa-cevabi-gecikmedi-linuxa-destek-bizim-icin-cok-onemli/

Kimse Türkiye'den neden Facebook, Android, Google çıkmıyor demesin. Aramızdaki farkın zihniyet olduğunu ve bu zihniyeti topraklarımızdan silmeden hiç bir halt yiyemeyeceğimizi kabul etmemiz gerek. Linux olmasaydı ne olmazdı diye düşünen herkes kolayca başarının sırrının ne olduğunu çözebilir.

sayz'ın usu dedi ki...

aynen dediğiniz gibi zihniyetin değişmesi çok önemli, bu zihniyettin değişmesi için hepimiz el birliği ile bıkmadan usanmadan çalışmaya devam etmeliyiz...

Adsız dedi ki...

Ücretsiz yazılım ile Özgür Yazılım, iş modeli/planı ile lisanslama birbirine karışmış.

Gürkan Gür dedi ki...

Özgür yazılım ile ilgili okuduğum en aklı başında yazılardan biri. Gayet açık olarak Türkiye'deki durumu da gözler önüne seriyor. Trajikomik.

Emre Eren dedi ki...

Adsız, gösterdiğin hassasiyeti anlıyorum. İnan bu ülkede bu karışıklığın yarattığı problemin sıkıntısını benden çok kimse çekmiyordur çünkü gün geçmiyor ki birilerinin benim emeğimin adını logosunu, splash ekranını falan değiştirip sağda solda satmaya çalıştığı haberi gelmesin. Kime danışsam kimsenin anladığı bildiği ilgi duyduğu bir konu değil çünkü bu problem bize ait bir problem değil. Bize ait değil çünkü ülkemizde yeterince özgür veya ücretsiz yazılım üretilmiyor. İnşallah özgür / ücretsiz yazılım karmaşasının bizim ülkemizde de problem olacağı günlere geliriz ve o zaman bunları da değerlendiririz. Şimdilik konuya sadece "bir yazılımın ücretsiz dağıtılması" açısından bakarsak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Yine de özellikle düzeltilmesinin şart olduğunu düşündüğün bir nokta varsa yazarsan memnun olurum.

Ali E. İMREK dedi ki...

Hangi firmaymış bu?

onur dedi ki...

Emre bey projeniz ve projeyi acık kaynak olarak sunmanız cok güzel.Her şekilde Açık Kaynak projelerin yanındayız. Bu tip olaylar Direnci kırmak için yapılsada aksine daha güçlü bir şekilde yola devam etmenize sebeb olur temennisiyle ...

Baurzhan Ismagulov dedi ki...

Tebrik ediyorum, iyi bir reklam oldu.

Unknown dedi ki...

Selamlar, şu adreste rekabet özgür yazılımla ilgili bir kaç örneği yazmaya çalışacağım. İsterseniz takip edebilirsiniz. http://itdedikodulari.tumblr.com

Emre Eren dedi ki...

Selamlar unknown. Yorum atacaktım ama yapamadım. Yazının devamını bekliyoruz.

Shibby dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Orkut Murat Yılmaz dedi ki...

Her ne olursa olsun bu konuda destekçinizim. Böylesi bir alçaklıkla mücadelede yalnız kalmayacaksınız.

Yusuf dedi ki...

acik kaynak olmasaydi sikayet eden firma nasil program gelistiriyor olacakti cok merak ediyorum. sacmaligin daniskasi..

Adsız dedi ki...

kuvvetle muhtemel program ureten sirket, kendinin gelistirdigi programdan cok daha iyi bir yazlimin ucretsiz ve acik kaynak kodlu dagitilmasini sindirememis. :)
oturup daha iyisini yazacagina, aklinca baska yollardan size (aslinda tum insanliga) saldiriyor...

Boyle dangalaklarla ayni havayi solumak bana aci veriyor...

web developer dedi ki...

Çok güzel bir yazı aynen katılıyorum. Bazı şeyler, işlerine gelmediği için baltalamak isteyen bu tür statükocu zihniyetler aslında kendi sektörünü de baltalıyor haberleri yok.

Adsız dedi ki...

Yuh artık bir firma kendini bu kadar küçültebilir mi?

Sivastan dedi ki...

SambaPOS daha yeni başlıyor.

Yazılım sektörü de gelişti. Hap yap para kap devri bitti.

İnsanlar geceleri 3-4 saat uykuyla yetinip, sürekli geliştirmeye çalışıyor, fark yaratıyor, hizmet sunuyor ve bunun büyük bir kısmını ücretsiz kullandırıyorsa, karşısında saygıyla eğilip takip edilmelidir.

Emre Bey, çalışmalarınızı hayranlıkla izliyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

idogan dedi ki...

Sayın Emre bey,

Projenizi daha önce duymamıştım. Yazınızı okuduktan sonra code.google daki sayfanızı ziyaret ettim. Amacım linsans bilginize ulaşmak idi. Uygulamanız GNU V3 lisans'a sahipmiş. Bu durumdan yazınızda bahis etmediğiniz için belki bilmiyorsunuzdur diye eklemek isterim.

Bir programcının kodunu açıp elaleme sunması, en mahremini açması gibidir. Bu kadar AÇIK bir hareket, büyük bir cesaret ve en önemlisi çok büyük bir amacın ürünü olmalıdır. Bu amaçlardan en önemlisi, bir GNU projeye girerek şürtünü ispatdır.

Aynı şekilde farklı meslek guurpları da rüştünü ispat için GNU organizasyonuna katılırlar ki burada bizim sohbetimize konu meslek, avukatlar... Diyebilirimki dünyada en agresif ve marifetli avukatlar GNU'nun avukatlarıdır.

Siz programınızı GNU V3 lisans'ı ile dağıtmakla, ürünü sizin malınız yapmaktan çıkartmış, GNU'nun malı (daha bilinen bir ifade ile KAMU MALI) yapmışsınız. Üzerinde ticari hakkınız kalmadığı gibi savunma yükümlülüğünüz de sonlanmış durumda. Yapmanız gereken tek şey, bu durumu GNU'ya bildirmek. :)

Öyle görünüyor ki, şikayeti yapan kişi daha önce GNU'nun avukatları hakkında hiç bir şey duymamış...

Bence siz kendi işinizi yapmaya ve tüm dünyaya hizmet vermeye devam edin. Ne güzel, emeğinizi insanlara vakfetmişsiniz. O güzel vaktinizi de, alakanızı da bu çirkin konuya yönlendirmeyin. Unutun gitsin. İşin o kısmını da, bu konunun ehli olan kişiler sahiplensin ;)

Emre Eren dedi ki...

Selamlar;
Henüz rekabet kurulundan herhangi bir karar çıkmadığı için konuyu sadece böyle bir şikayetin yapılmasının mantıksızlığı açısından ele aldık. Bundan birşey çıkmayacağına dair görüşler ağırlıkta ama beklenmedik bir durum olursa kendimizi savunacağız elbette. Bu arada projeyi kamu malı olarak vakfettiğimizi çeşitli vesilerle söylüyoruz ama sizin vesilenizle bir kere daha tekrarlamış olalım. Bilgilendirme için çok Teşekkürler

Adsız dedi ki...

Geçmiş olsun :)

http://www.rekabet.gov.tr/File/?path=ROOT%2fDocuments%2fGerek%25c3%25a7eli%2bKurul%2bKarar%25c4%25b1%2fkarar4836.pdf